19 Mart 2017 Pazar

PLT (Trombosit) Nedir? PLT Düşüklüğü ve Yüksekliği Hangi Sorunları Gösterir


 Trombosit (PLT)

            Platelet ifadesinin kısaltması olan PLT, kanın pıhtılaşmasında önemli bir rol üstlenen hücre pulcuklarını belirtir. Trombosit olarak da adlandırılan bu renksiz yapılar akyuvar ve alyuvar hücrelerinden daha küçük bir yapıya sahiptir. Bu maddelerin sayıları kan tahlili ile saptanabilmektedir. 

 Trombositlerin (PLT) Normal Değerleri Nedir? 

            Trombosistlerin ideal olarak nitelendirilen normal değer aralığı her mikrolitre de 150.000 - 400.000 'dir. Trombosit sayısı kişiden kişiye farklılık göstermekle beraber kişilerde farklı zaman aralıklarında değişkenlik gösterir bir yapıya sahiptir. 



 PLT Düşüklüğü Nedir? 

            PLT düşüklüğü nedir şeklindeki bir soruya yanıt olarak; 150.000 değerinden daha az sayıda trombosit bulunmasının söz konusu olması halinde PLT düşüklüğü söz konusu demektir. Bu durum Trombositopeni hastalığı olarak da adlandırılabilmektedir. PLT düşüklüğü nedir ve ciddi bir sağlık sorunu mudur yönünde sorulara şu şekilde yanıt vermek son derece doğru olacak. Eğer PLT değeri 50.000'in altına düşerse bu durum hayati bir risk ortaya koyar. Bunun nedeni PLT düşüklüğünün yaşanması durumunda kanın pıhtılaşması çok zor bir hale gelmesi anlamını taşımaktadır. Böylesi bir durumda en ufak bir kesikte ya da benzeri kan kaybına sebebiyet veren durumlarda kan pıhtılaşamayacağından dolayı kan kaybı yaşanır.

 PLT Düşüklüğü Neden Ortaya Çıkar 

            Kanın pıhtılaşmasında önemli bir rol üstlenen hücre pulcukları olan Trombositler zamansız yıkıma uğradıklarında, kan hacminin artması ve üretimlerinin yavaşlamaları gibi çeşitli nedenlerden dolayı PLT düşüklüğü ortaya çıkar.

            PLT düşüklüğünde etkin role sahip olan nedenler arasında B12 vitamini eksikliği, Aşırı miktarda alkol tüketimi, Radyoterapi, Lösemi hastalığı, Dalak büyümesi, Kemik iliği tarafından yeterli oranlarda tormbosit üretilememesi, Trombositlerin karaciğer veya dalakta yıkıma uğraması, Kan dolaşımı esnasında Trombositlerin yıkıma uğraması, gebelik, Hepatit C, HIV gibi virüslerin sebep olduğu enfeksiyonlar, Bağışıklık sisteminin trombositlere karşı saldırganlık gösterdiği bazı otoimmun hastalıklar ve kullanılan bazı ilaçların yan etkileri PLT düşüklüğünün ortaya çıkmasına yol açarlar. 

 PLT Düşüklüğünün Belirtileri

            Torombosit olarak da adlandırılan ve kanın pıhtılaşmasında rol alan PLT değerinin normalin çok altında olması durumunda PLT düşüklüğünün belirtileri ortaya çıkar. Burun kanaması, diş eti kanamaları, Kesikler neticesi ile ortaya çıkan kanamaların durmaması, Bitkinlik, Cilde alınan hafif darbelerde dahi çok çabuk bir şekilde ortaya çıkan ve aşırı miktarlarda oluşan morarmalar, özellikle de bacağın ayağa yakın bölümlerinde ortaya çıkan deri altı kanamaları, kırmızı renkte ya da mor renkte noktacıkların ortaya çıkması PLT düşüklüğünün belirtileri arasında yer alırlar.

 PLT Düşüklüğünün Tedavisi

            PLT düşüklüğünün yaşanması durumunda kafaları en çok meşgul eden sorular arasında PLT düşüklüğünün tedavisi PLT yüksekliği nedir vb. gelmektedir. Bu durum son derece önemli bir konudur. Bundan ötürü de PLT düşüklüğünün tedavisi PLT yüksekliği nedir konularında bilgi sahibi olmak son derece yararlı olacaktır. PLT düşüklüğü tedavisi için yapılacak bazı uygulamalar söz konusudur. PLT düşüklüğü yaşanan kişilerde kanın pıhtılaşması son derece zor olacağından kanama mutlaka engellenmelidir. Bunun için de kanamaya neden olabilecek nitelikteki günlük aktivitelerden kaçınmak gerekir. Tuvalete gidildiğinde ıkınmamaya özen gösterilmeli, burun sümkürülmemeli ve mümkün mertebe çıplak ayakla dolaşmaktan kaçınılmalıdır.

            PLT düşüklüğünde bazı önlemler almak son derece önemlidir. İlk olarak PLt değerinin düşüklüğüne neden olan altında yatan sebep ortadan kaldırılmalıdır. Diş ipi kullanımından kaçınılmalıdır. Adet döneminde olan kadının tampon yerine ped kullanması gerekmektedir. Çevrede her an yardım istenecek birinin bulunması çok önemlidir. Yardıma ihtiyaç duyulması halinde erişim sorunu yaşamamak gerekir.

            Acil vak'alarda kan plazma nakli gerçekleştirilebilir. Yalnızca PLT sayısını yükseltmeye yönelik etkiye sahip bir ilaç mevcut değildir ancak PLT yıkımlarını azaltıcı özel ilaçlar kullanılabilmektedir. PLT değerinin normale dönüştürülmesi yönünde gerçekleştirilen tedavilere cevap alınamaması halinde dalağın alınması söz konusu olabilmektedir. Böylece trombositler daha az yıkıma uğrayacağından sayılarının artırılması sağlanabilmektedir.

 PLT Yüksekliği Nedir? 

            Kabul gören PLT değer aralığının yani 400.000 oranın üzerinde olması PLT yüksekliğine işaret eder. Bu durum Trombositoz hastalığı olarak da adlandırılmaktadır. Yüksek PLT değeri, vücudun olması gerekenin çok üzerinde trombosit ürettiği anlamına gelmektedir. 

 PLT Yüksekliği Belirtileri 

            PLT yüksekliğinin söz konusu olduğu durumlarda genelde PLT yüksekliği belirtileri pek gözlemlenebilir nitelik taşımaz. Nadiren bazı PLT yüksekliği belirtileri ortaya çıkabilir. Bunlar; Gut hastalığı, El ve ayaklarda ortaya çıkan hissizlikler, Geçici nitelikte ortaya çıkan görüş bulanıklıkları, Göğüs ağrısı, Baş dönmesi ve Baş ağrısıdır.

 PLT Yüksekliğinin Nedenleri 

            Yakın bir geçmişte yaşanmış olan dalak ameliyatı, Kanser hastalıkları, Demir yetersizliği nedeniyle ortaya çıkan anemi, geçirilmiş olan bir ameliyatın neden olduğu yan etki, Kemik iliği sorunlarının yaşanması durumunda hem kırmızı kan hem de trombositlerin sayılarında artış ortaya çıkar. Kırmızı kan hücrelerinin normalden daha kısa zaman içerisinde yıkıma uğradığı bir tür kansızlık olan Hemolitik anemi hastalığı ve kullanılan bazı ilaçların yan etkileri neticesinde PLT değerinde yükselmeler ortaya çıkabilmektedir.

 PLT Yüksekliği Tedavisi

            Kanda pıhtılaşmayı sağlayan trombositlerin yüksekliğini normal seviyelere indirmek önemli bir konudur. Bunun için PLT yüksekliği tedavisi görmek gerekmektedir. Gebeler de dahil olmak üzere çoğu PLT hastası Doktor tarafından Aspirin kullanımı sağlanarak tedavi edilmektedir. Doktor tarafından hastanın durumuna uygun olarak PLT yüksekliği tedavisi için uygun nitelikte ilaçlar reçete edilebilmektedir. Doktor tarafından gerek duyulması halinde bazı hastalara Plateletferez yöntemi uygulanmaktadır. Bu yöntemde damar yolu açılır ve açılmış damar yolundan alınan kan bir makine yardımı ile trombositlerden ayrıştırılır.

            Süzülme işlemi tamamlanan kan hastanın vücuduna geri verilir. Bu yöntem daha çok felç gibi acil müdahale gerektiren durumlarda bir ya da iki seans olarak uygulanır. Böylece acilen PLT değerinin düşürülmesi gereken durumlarda hayat kurtarıcı bir tedavi yöntemi gerçekleştirilmiş olur.




1 yorum:

  1. Guatr'da da yükselme görülür mü acaba? Dediğiniz gibi belirtisi olmayan rahatsızlıklar gibi. Kan tahlili yaptırdığımızda sanırım en net sonuçları alırız.

    YanıtlaSil