18 Ekim 2017 Çarşamba

Hidrosefali Nedir? Hidrosefali Belirtileri ve Tedavisi

Beyin Omurilik Sıvısı Dolanım Sorunları

Hidrosefali Nedir? Hidrosefali Belirtileri ve Tedavisi

            Hidro su ve sefali kelimesi baş anlamını taşır. Hidrosefali nedir sorusuna kısaca beyinde su toplanması açıklaması yapılabilir. Burada biriken suyun beyin-omurilik sıvısı olması hastalığın önemini ortaya koyar. Beynin belli başlı bölümlerinde görülen bu sıvının artması bölgede basınca neden olur. Basıncın yükselmesi de doğal olarak beyne zarar verir.

            Beyin omurilik sıvısı gün boyunca vücut tarafından üretilir ve geri emilir. Omuriliği sarma görevi üstlenen sıvı sürekli bir dolaşım halindedir. Sıvının temel görevleri arasında;

 * Beyin ve omuriliğe gelen darbelerden korumak,
 * Beynin beslenmesinin yanı sıra atıkların transferini sağlamak ve
 * Beyinde ve omurilikte meydana gelen basınç değişimlerini düzene sokmak sayılabilir.


            Hidrosefali belirtileri hemen her yaşta görülebilir. Buna rağmen risk altındaki grup çocuklar ve 60 yaşın üstündekilerdir. Yapılan araştırmalar ortalama 500 çocuktan birinde hastalığa rastlandığını ortaya koymaktadır. Hastalığın tanısı doğum öncesinde, doğumun hemen sonrasında ve erken bebeklik denen dönemde konabilir.

            Hidrosefali nedenleri arasında kesinleşmemiş olmakla birlikte kalıtsal ve gelişimsel bozukluklar gösterilebilir. Beyin kanamalarının, beyin tümörlerinin, kafa travmalarının, erken doğum sorunlarının ve bebeklikte geçirilen menenjit hastalığının hidrosefaliyi tetiklediği söylenebilir.

 Hastalığın Bulguları Nelerdir?

            Her hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da bulguların kişiden kişiye değişmesi tanı aşamasında hekimlerin en çok zorlandıkları alandır. Yenidoğan denen 0-2 aylık grupta kafanın fazla büyümesi, kafadaki damarların belirgin hale gelmesi, kusma, nöbet, gözlerde kayma ve huzursuzluk bilinen en tipik belirtiler arasında sayılabilir. Çocuklarda sayılan belirtiler aynı olmakla birlikte gelişim geriliği de hidrosefali belirtileri arasında sayılabilir. Yaşı ilerleyen çocuklarda uyanık kalma ve uyandırılma esnasında sorunlar görülebilir.

            Orta yaştaki erişkinler söz konusu olduğunda; baş ağrısı, dengede bozukluk, görme bozuklukları, demans ve kişilik bozuklukları yaşanabilir. Yaşlı hastalarda da sorunlar ortaktır. Bu özellikleriyle hidrosefali pek çok yaşa bağlı olarak görülen hastalıkla benzer özellikler göstermektedir. Yapılacak detaylı bir muayene, beyin tomogrofisi gibi tetkikler, MR bulguları ve beyin ultrasonografisi hastalığın teşhisinin kesinleşmesi için yardımcı yöntemlerdir. Tanının anne karnında konulması halinde gebeliğin sonlandırılması için etik kurul heyetinin raporuna ihtiyaç duyulur.

 Hastalığın Tedavisi İlaçla Yapılabilir mi?

            Hastalığın en sık görüldüğü grup yenidoğan grubudur. Sorun sadece hidrosefali olabileceği gibi omurgayı ilgilendiren doğumsal anomalileri de beraberinde getirebilir. Yaşanan beyin kanamasının kendiliğinden oluştuğu düşünülmektedir. Yaşlılarda ise durum beyin omurilik sıvısının emiliminin azalması sonucu yaşanabilir. Bebek ve çocuklarda yaşayan sıkıntılara bağlı olarak ölümler görülmese de ciddi şekilde zeka geriliği veya farklı fiziksel engellerle karşılaşılabilir.

            Hidrosefali tedavisi; şu andaki tıbbi gelişmeler dahilinde ilaçla yapılamamaktadır. Beyin ve sinir cerrahisi uzmanların yapacakları cerrahi girişimler sorunun düzelmesine yardımcı olabilir. Tedavi şekli hastalığın nedenlerinin net bir şekilde ortaya konmasının ardından belirlenmesi gerekir. Tedavi biçimine konusunda deneyimli beyin ve sinir cerrahları karar verebilir. Sorunun tıkanıklık nedeniyle yaşanması halinde bölgenin temizlenmesine yönelik bir cerrahi girişim yapılırken, sıvı birikmesi sorunlarında da sıvının vücudun farklı bölgelerine transferi sağlanır. Hastalığın tanısının anne karnında konulması halinde doğumun hızlı bir şekilde gerçekleşmesi ve ameliyatın yapılması önerilir.

            Beyindeki suyun sürekli olarak üretildiği göz önünde tutulduğunda ameliyatla kafatasına küçük bir delik açılarak bölgedeki suyun toplanabileceği bir şant yerleştirilir. İlgili bölgelerde açılacak bir tünel sayesinde protez içerisinde biriken sıvının en iyi emileceği bölge olan karın boşluğuna alınması sağlanır. Ameliyat sonrasında enfeksiyon riskinin önlenebilmesi için antibiyotik kullanımı gerçekleştirilir. Çocuklarda gerçekleştirilen operasyonun ardından yerleştirilen şantın tıkanması veya çocuk büyüdükçe verimliğinin düşmesi söz konusu olabilir.

 Cerrahi Müdahalenin Ardından Sorun Tamamen Yok Olur mu?

            Ameliyatın ardından hidrosefali belirtileri tamamen yok olur. Ancak ameliyat esnasında veya ameliyata kadar geçen süre içerisinde beyin fonksiyonlarında herhangi bir hasarın olup olmadığı konusunda soru işaretleri yaşanabilir. Hastanın hastanede kalma süresine hekim karar verir. Hidrosefali sebebiyle sıkıntılı bir süreç geçiren hastalar hayatlarının kalan kısmında sorunsuz bir yaşam sürdürebilirler. Takılan şantın herhangi bir güç kaynağına ihtiyacı yoktur ancak yaşanabilecek tıkanıklıklarda da cihazın değiştirilmesi gerekir.

            Özellikle bebeklerde uyku boyunca belirlenecek pozisyonun protezin takılı olduğu tarafın tam tersi yönde olması beklenir. Muhtemelen cihaz ihtiyacı hastanın ömrü boyunca devam edecektir. Hidrosefali nedenleri yok olduktan sonra da şantın çıkarılması tavsiye edilmez. Protezin genel kontrolü sadece hekim tarafından yapılabilir.

 Ameliyat Sonrasında Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

            Şantın getireceği komplikasyonlar en ciddi konudur. Hidrosefali tedavisi için geçirilen ameliyattan sonra; huzursuzluk, kusma, ilgili bölgede kızarıklık ve hassasiyet görülebilir. Ameliyat öncesindeki şikayetlerin devam etmesi söz konusu olabileceği gibi süreç içerisinde baş ağrısı, çift görme, ateş, havale ve karın ağrısı en sık görülen komplikasyonlar arasında sayılabilir. Sorunların erkenden teşhis edilebilmesi için rutin kontrol programına harfiyen uyulması gerekir.

            Hidrosefali nedir ve yaşadığım şikayetlerle uyuşuyor mu diye düşünenlerin vakit kaybetmeden, en yakın beyin ve sinir cerrahisi merkezine görünmesi hayati önem taşır. Tedavi edilmemesi halinde hidrosefali görülen her 10 hastanın 6'sının ciddi hayati tehlike yaşayacağı ve ölebileceği söylenebilir. 

0 yorum: