23 Ekim 2017 Pazartesi

Şant Nedir? Şant Ameliyatı ve Şant Ameliyatı Sonrası

Şant nedir?




            Şant, hidrosefali hastalığına sahip olanlar için kullanılan hayati önem taşıyan bir borudur. Hidrosefali ise, kafanın içinde bulunan su miktarının artması anlamı taşır. Bu nedenle daha önce hiç duymamış olanlar olması ve şant nedir diye soranların olması mümkündür. Kullanılan bu boru ince, uzun elastik bir yapıda ve silikondur. Aynı zamanda bu boruda tek yönlü ve kontrollü şekilde çalışabilmesi için, kafa derisinin alt kısmında pompası vardır.

            Bu pompanın görevi ise, sistemin doğru şekilde çalışmasını sağlamaktır. Hidrosefali hastalarında kullanılan şant, fazla olan beyin omurilik sıvısının başka bir bölgeye taşınmasını sağlar. Bu sayede fazla olan sıvının beyine baskı yapmasını engellenir. Önemli olan nokta ise, beyindeki su üretiminin aralıksız şekilde devam etmesinden dolayı, bu sistemin de sürekli çalışması gerektiğidir. Şant cilt altına yerleştirilen bir sistemdir ve genellikle fark edilmez. Ancak bebeklerde dışarından bakıldığında fark edilmesi mümkündür. Şant yerleştirilen çocuklar ve yetişkinlerde, elle yapılan muayenede boru hissedilebilmektedir. Bu açıklamalarla şant nedir sorusu, genel itibariyle cevap bulmuş olacaktır.


 Şant ameliyatı hakkında


            Genel anestezi yöntemiyle yapılan şant ameliyatı esnasında şant derinin altına yerleştirilir. Kafatasında açılan küçük bir delikle şantın ucu beyin omurilik sıvısının bulunduğu beyindeki odacığa yerleştirilir. Yapılan bu yerleştirme işleminden sonra baş, boyun ve karın bölgesinden cildin altında bir tünel açılarak şant borusunun diğer ucu sıvının rahat emilebileceği kalp ya da karın boşluğunun bulunduğu bölge içerisine yönlendirilir. Her operasyonda enfeksiyon oluşma riski bulunur. Bu yüzden şant ameliyatı sonrasında da, enfeksiyon oluşmasına engel olmak adına kısa bir süre antibiyotik kullandırılabilir. Yapılan cerrahi operasyon sonrasında, hasta bir süreliğine hastanede gözlem altında tutulur.

            Ameliyatın hemen sonrasındaki hasta şikayetleri ise, bir süre sonra ortadan kalkar. Eğer ki hastalığın ilerlemesinden dolayı beyin dokusunda kalıcı hasar oluşmuşsa, kişinin bazı fonksiyonlarının düzelmemesi muhtemeldir. Hidrosefali hastalığı esnasında görme ve zeka gibi bir takım fonksiyonlarının düzelmemesindeki en önemli neden, tedavi için geç kalınmış olmasıdır. Ameliyat sonrasında hastanın hastanede kalma süresi, kişinin iyileşme hızına göre değişebilir. Şant yerleştirilen hastaların, yerleştirilen şant sisteminin sorunsuz şekilde çalıştığının kontrolü ve tespiti için uzun süre takip edilmesi gerekir. Hidrosefali hastalığından dolayı tedavi görenlerin geneli normal hayatlarını devam ettirebilirler. Yapılan izlemeler sonucu şantın çalışmadığı ve enfeksiyon oluşumu tespit edilirse, şantın değiştirilmesi gerekebilir. Şantın çalışması için pil ya da benzeri bir güç kaynağına ihtiyacı olmaz.

            Kafa grafisi ve beyin tomografisi ise şant sistemine zarar veren etkenler değildir. Manyetik rezonans tetkiki içinse, şant tipinin bu işleme uygun olması zorunludur. Böyle bir durum gerektiğinde eğer basınç ayarı dışardan yapılabilen ve manyetik alandan etkilenen şant tipi varsa, hasta mutlaka manyetik rezonans tetkiki öncesinde doktoruna sormalıdır. Şant tiplerinin hiçbirisinde dışarıdan elle bastırılarak çalışma sağlanamaz. Şantın gerekli el muayenesini de doktoru yapar. Bilinçsiz şekilde pompaya aşırı şekilde basmak, pompanın bozulmasına sebep olur. Bebeklerde şant ameliyatı sonrası dikkat edilmesi gereken husus ise, özellikle bu dönemde bebeğin şantın bulunduğu bölgeye baskı uygulayacağı pozisyonda yatırılmaması gerektiğidir. Beynin şant sistemine olan zorunlu ihtiyacı uzun yıllar sürebilir. Genellikle hastalarda bu durum ömür boyu sürmektedir. Şant sisteminde bir problem olmadığı ya da yaşanmadığı sürece, şantın çıkartılması önerilmeyen bir durumdur.

 Şant Ameliyatı sonrasında dikkat edilmesi gerekenler


            Yapılan ameliyat genel anesteziyle gerçekleştirilen bir operasyondur ve hayati önem taşımaktadır. Bu nedenle de şant ameliyatı riskleri ve komplikasyonlarının önüne geçilmesi için düzenli olarak ve sık sık muayeneye gidilmelidir. Ameliyat sonrası ameliyat yerinde, şant hattının üzerinde kızarıklık, hassasiyet gibi durumlar hissedildiğinde, hastanın huzursuzluk, bulantı ve kusma durumlarını yaşaması halinde, baş ağrısı, çift görme, ateş, karın ağrısı ve havale geçirme olayları yaşandığında ya da ameliyat öncesindeki şikayetlerin tekrar yaşanması durumunda kesinlikle doktora gidilmelidir. Eğer ki şant ameliyatı riskleri arasında yer alan bu durumlar yaşanmaya başladığında ihmal edilmesi ya da geç kalınması söz konusu olursa, istenmeyen kötü sonuçlarla karşılaşılabilir. Hatta erken fark edilmeyip sorunlar düzeltilmezse sonuçlar ölüme kadar ilerleyebilir.

  Şanta bağlı olarak oluşabilecek problemler


            Şant sistemi de mekanik yapıda bir cihazdır. Pek çok farklı nedenden dolayı zaman içerisinde, farklı durumlara bağlı sorunlar ortaya çıkabilir. Genel itibariyle yaşanabilecek sorunları kısaca özetlemek gerekirse :

            Mekanik sorunlar: Cihazın çalışma devamlılığını etkileyecek mekanik durumlardır. Beyin omurilik sıvısının içerisinde kimyasalların olduğu göz önünde bulundurulursa, bu kimyasallar şant borusunu tıkayabilirler. Aynı durum beyin dokusunun artıklarından dolayı da yaşanabilir. Borunun tıkanmasıyla ilgili nedenler sadece doku artıkları ya da kimyasallar olmayabilir, enfeksiyonlardan kaynaklı tıkanmalar yaşanabilmesi de söz konusudur. En sık karşılaşılan ikinci mekanik sorun ise, özellikle çocuklarda karşılaşılır. Şantın kopması ve ayrılmasından kaynaklı yaşanan mekanik sorunlardır. Kimi zaman dokuların kimyasallara karşı tepkimelerinden dolayı tüp yüzeyinde kireçlenmeler oluşabilmektedir. Migrasyon şant kateterinin bağlantı yerinden ayrılmasından dolayı veya yeri önemli olmaksızın belli bölgede kopma ya da kırılma sonrası yer değiştirmesi durumudur.

            Dinamik sorunlar: Aşırı şekilde boşaltma durumu yaşandığında, problem yaşanır. Böyle durumlarda hastalar genellikle ayakta iken şiddetli şekilde artan baş ağrısından şikayet ederler. Kişi yatma pozisyonuna geçtiğinde de rahatlama yaşar. Şantın fazla çalışması sorunuyla karşılaşıldığında, bu olayı engelleyecek önlemler alınmalıdır. Gerekli ise direnci daha fazla olan bir şant sistemiyle değiştirilmesi zorunludur. Diğer bir sorun ise slit ventrikül sendromu. Şantın fazla çalışmasıyla beyin karıncıkları fazlasıyla küçülür. Bu durumdan dolayı da BT ve MRG' de karıncıklar olması gerekenden çok daha küçük görünür. Yaşanan durumdan dolayı da yakınmalar ortaya çıkabilir. Genellikle oturulduğunda ya da ayağa kalkıldığında baş ağrıları yaşanabilir. Bazen çok küçülen karıncıklar karıncık içinde bulunan şant tüpünün tıkanmasına da neden olabilmektedir. Bu yüzden beyin içindeki baskının artması söz konusudur. Yaşanan bu durumdan dolayı hasta basınç artışıyla birlikte baş ağrısı, bulantı ve kusma yaşayabilir.

            Şant enfeksiyonu: Genel olarak şant enfeksiyonu, takıldıktan sonraki ilk iki aylık dönemde ortaya çıkar. Enfeksiyonun oluştuğu bölgeye göre de belirtiler değişkenlik gösterebilmektedir. Yara enfeksiyonlarında; ateş, şantın takılı olduğu bölgede veya şantın kanal yolu devamı boyunca kızarıklık ve iltihaplı akıntı şeklinde görülür. Peritonit(karın zarı iltihaplanması) daha az görülen bir enfeksiyon türüdür. Belirtileri ise; ateş, iştahsızlık, kusma ve karında gerginlik şeklindedir. VA şant tiplerindeki şant sistemi, kan dolaşımıyla direk ilişkili olduğu için ateş yükselmesi ve mikrobun kana karışarak yayılması daha sıklıkla görülen bir durumdur.

1 yorum:

  1. Benim çocuğum iki aylık 20 günlük ken sant takıldı sant sonrası yutkunma sıkıntısı oldu ve zature oldu ve aşırı balgam var şu anda yatıyor hastanede bana yardımcı olur musunuz lütfen sant la alakalı bi durum mu acaba

    YanıtlaSil