31 Ocak 2018 Çarşamba

Narsist Kişilik Bozukluğu Nedir?

Başka insanların duygu ve düşüncelerine karşı tepkisiz ve ilgisiz olan yalnızca kendilerini önemseyen ve kendi görüşlerine değer veren insanlar aslında psikolojik anlamda hasta kabul edilmektedirler. Bu karakterdeki insanlarda narsist kişilik bozukluğu bulunmaktadır. Narsist insanlar aşırı derecede bencildir ve kendilerini asla başkalarının yerine koymazlar. Empati yeteneğinden yoksun olmaları onları acımasız ve anlayışsız hale getirmektedir. Mutlaka tedavi edilmesi gereken bir sorundur. Bu insanlar duygusal açıdan çevrelerindeki insanlara ciddi zararlar verebilirler.
Sürekli kendini ön plana çıkarma çabası içerisinde olan insanlar, başka insanları görmezden gelmektedir. Kendileri sebep olsa dahi karşısındaki insanın üzüntüsünü anlamak istemez ve hatta umursamaz. Yalnızca kendi düşünce ve duyguları önemlidir. Çevresindeki insanlara kendisinin çok önemli, çok değerli ve hassas yapıda olduğu görüşünü empoze etme çabası içerisindedir. Günümüze bakıldığında ne yazık ki narsist kişilik bozukluğu hastalığının çok sık görüldüğü dikkat çekmektedir. Yakın ya da uzak çevremizde mutlaka bu hastalığa sahip bir kişi bulunmaktadır. Narsist kişilik bozukluğunun, sosyal medya kullanımının artmasına bağlı olarak arttığı görüşünü savunan uzmanlar bulunmaktadır. daima kendini ön plana çıkarma, zayıf noktalarını saklayarak, mükemmelliyetçi karakter ispatı özellikle gençleri narsist kişilik bozukluğuna sürüklemektedir.

Çocukluğun Narsist Kişilik Bozukluğuna Etkileri

Narsist kişilik bozukluğu çocukluk sürecinde yaşanan olaylara bağlı olarak ortaya çıkabildiği gibi ilerleyen yaşlarda da ortaya çıkabilmektedir. Çocukluk döneminde yanlış yetiştirilme ya da gerekli ilginin gösterilememesi sonucu narsist kişilik bozukluğu olan bireyler ortaya çıkmaktadır. Bu hastalığın ortaya çıkmasında çocuğun yetiştirilme şekli birincil derecede önem taşımaktadır. Çocuğa küçük yaşlarda paylaşımcı olma, empati ve hoşgörü duyguları aşılanmalıdır. Karşısındaki insana değer vermeyi öğrenen çocuklar bu hastalıktan uzak kalmaktadır. Dolayısıyla ebeveynlerin tutumları hastalığın ortaya çıkmasında etkilidir.
Aile içinde belirli standart ilişkiler bulunmamaktadır. Kimi aile yapısı birbirine sıkı sıkı bağlıyken, kimi aile yapısında ise kopukluklar vardır. Ev içerisindeki genel ilgisizlik çocuklarda duygusal açlık oluşumuna neden olmaktadır. Duygusal bakımdan ilgi ve sevgiye en çok ihtiyaç duyulan evre çocukluk çağındır. Bu süreçte yaşanan ilgisizlik ve sevgisizlik narsist kişilik bozukluğuna neden olmaktadır.

Narsist Kişilik Bozukluğu Ve Çevresel Etkiler

Narsist kişilik bozukluğu hastalığında çocukluk dönemi oldukça etkilidir. Ancak buna rağmen kimi insanlarda sağlıklı çocukluk dönemi yaşanmasına rağmen narsist kişilik bozukluğu ortaya çıkabilmektedir. Çevresinden beklentiyi çok yüksek tutan kişiler genellikle hayal kırıklığına uğramaktadır. Yaşanan hayal kırıklıkları bireyleri zamanla narsist kişilik bozukluğuna sürükleyebilmektedir. Bunun yanı sıra özellikle kadınlardaki kıyaslama duyguları narsist bozukluğa yol açmaktadır.
Arkadaş ortamı ya da iş ortamında kendilerinden daha yetenekli, daha ön planda olan insanları gören bazı kişiler bu durumu kabullenmekte zorluk yaşamakta ve narsist kişilk bozukluğu hastalığına tutulmaktadır. Kısacası yoğun kıskançlık duygusu bu hastalığın ortaya çıkmasını tetiklemektedir.

Narsist Kişilik Bozukluğunda Tanı

Narsist kişilk bozukluğu olan insanlar bir takım tavırları ile kendilerini ele vermektedir. Dışarıya karşı güçlü gibi görünmeye gayret eden insanlar, iç dünyalarında kendilerini değersiz ve aşağılık olarak görmektedir. “Yarası olan gocunur” misali asla eleştiriye tahammül edemezler. İyi niyetle söylenen sözler dahi onları rahatsız edebilmektedir. Narsist kişilik bozukluğu olan hastalar yalnızca güzel sözler duymak isterler. En küçük örnekle kilo aldıklarını söylemek dahi aşırı tepki vermelerine neden olmaktadır. Küçücük sözleri büyütüp büyütüp sorun yapmakta ve bu durumu karşılarındaki insana da olumsuz şekilde yansıtmaktadırlar.
Güç ve sevgi bakımından doyumsuz olan ve her zaman daha fazlasını isteyen narsist kişilikler, karşılarındaki insanları kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaktadır. Çok sevdiklerini dile getirdikleri insanları dahi önemsemezler yalnızca önemsiyormuş gibi yaparlar. Narsist insanları ele veren en dikkat çekici özelliklerinden bir diğeri de sürekli onay istemeleridir. Bunun yanı sıra kendilerine ilgi göstermeyen insanları sürekli küçümserler.
Kendilerine ilgi ve sevgi göstermeyen her insana karşı cephe almaya hazır olan narsistler, daima kendileri haklı çıkarma peşindedir. İnsanları manipüle etmeyi ve olayları abartmayı severler. Gerçekleri saptırarak anlatan narsist hastalar, böylece kendi gerçekliklerini yaratmaya çalışırlar. Kendileri sürekli birileriyle kıyaslayan hastalar, sürekli imrenme duygusu içerisinde bulunur. Küçük olaylarda dahi aşırı intikam duygusuna kapılan narsistler, amaçlarına ulaşana kadar entrika peşinde koşmaktadır.
Sınırsız güzellik, başarı, zeka ve güç emelleri peşinde koşarlar. Bu konular onların ana maddesini oluşturmaktadır. Herşeyin dört dörtlük olmasını isterler ve bunun mümkün olmadığını asla kabullenmezler. Kendini beğenmiş olan narsistler, sürekli kıskanıldıklarını düşünmektedir. Hastalığın kronikleşmesi tedavi sürecini oldukça zora sokmaktadır. Terapistler tedavi süreçlerinde gerçek ve yapay benlik çalışmaları yapmaktadır. Amaç daima benlik saygısının korunmasıdır.



0 yorum: