13 Mart 2018 Salı

Kriyoterapi Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli; İyileşme Süreci, Bakım

            Kriyoterapi; en kısa açıklaması ile dondurma işlemidir. Vücutta bulunan siğil, et beni, yara ve hasarlı doku gibi cilt lezyonlarını düşük seviyedeki ısı ile dondurularak yok edilmesi işlemidir. İçerisinde sıvı halde nitrojen maddesi ya da karbondioksit bulunan bir tüp ve bu tüpe bağlı bir cihaz aracılığı ile bu işlem yapılmaktadır. Genellikle yapılan uygulamalarda -196 derecede sıvı nitrojen ile beraber, -79 derecedeki karbondioksitte kullanılabilir. Bu işlemi cilt doktorları yapmaktadır. Kriyoterapinin en önemli avantajları; normalden daha kısa sürede kesin sonuca ulaşması, yapılacak işlemden önce lokal anestezi gerektirmemesi, gerekli olan hemostazı doğal olarak sağlaması, her yaştan insana uygulanabilir olması ve komplikasyonlarının çok az olmasıdır.



            Siğil, et beni, yara ve hasarlı doku gibi sorunlara sahip hastalar kriyoterapi sonrası nelere dikkat edilmeli diye sorduklarında; bu işlem sonrasında kondilom bölgelerinde hafif yara oluşmaktadır. Ancak bunlarda kabuk bağlayarak 4 ila 6 gün içerisinde iyileşmektedir. Bu yaraların bakımında ise doktor antiseptik önerebilmektedir. Başarılı bir kriyoterapi için alanında uzman bir cilt doktoru bulmak oldukça önemlidir. Kriyoterapi işlemleri devlet hastanelerinde yapıldığı gibi isteğe göre özel hastanelerde de yaptırılabilir. Kriyoterapi fiyatı oldukça uygundur. Bu sorunu yaşayan insanlar rahatlıkla bu tedaviyi tercih edebilirler.

Kriyoterapi ve İyileşme Süreci


            Bu işlemler tamamlandıktan sonra kriyoterapi sonrası iyileşme süreci konusuna kesinlikle doktor tarafından verilen ilaç ve tavsiyelere uyulmalıdır. Çünkü doktorun kontrolünde geçirilmesi gereken bu sürede yapılması gerekenler iyileşmenin daha çabuklaşmasını sağlamaktadır. Ancak bazı durumlarda doktoru aramak gerekebilmektedir. Bunlar; tedavi olan bölgenin kanaması ya da belirli günde geçmemesi, lezyonun tekrar etmesi, enfeksiyon ile ilgili edinimler görülmesi gibi durumlardır. Bu gibi şikayetlerde doktoru aramamak geçirilen operasyonu tamamen geçersiz kılacağından mümkün olduğunda hızlı bir şekilde doktora gidilmelidir.  Özellikle siğil ve et benlerinde kriyoterapi sonrası su toplaması beklenen bir sonuçtur. Doktorların görüşü ise kriyoterapiden sonra su toplaması oluşmasının doğal olmasıdır. Bu su toplaması için tekrar doktora başvurmak gerekmez. Ancak belirli gün geçtikten sonra hala geçmeyen su toplamaları için doktor ile görüşülmesi gerekir.

kriyoterapi sonrası

Kriyoterapi Olduktan Sonra Bakım Nasıl Olmalıdır?


            İşlemden sonra kriyoterapi sonrası bakım ile ilgili olarak bölge yeniden antiseptik solüsyon ile silinerek tedavi edilen bölgeye koruyucu bir krem sürülmektedir. Kriyoterapi işlemi tamamlandıktan sonra ilerleyen zamanlarda yeniden tekrarlama oranı %35'dir. Ancak kriyoterapi ile temizleme oranı ise %85 - %90 civarındadır. Bu da oldukça ciddi bir temizleme anlamına gelmektedir. Su toplamalarının yanında kriyoterapi sonrası morarma sonuçları da görülebilmektedir. Doktorların açıklamalarına göre bu su toplama ve morarma sonuçları oldukça doğal sonuçlar olarak nitelendirilmektedir. Genital bölgelerde yapılan kriyoterapi için biraz zor bir ameliyattır. Çünkü rahim ağzında bulunan dokulara müdahale etmek gerekmektedir.

            Kriyoterapinin dezavantajlarından bazıları; şiddetli akıntıların 1 - 2 hafta devam etmesi, bu işlem sırasında adet sancısına benzer kramplı sancıların olabilmesi, bu işlemden sonra rahim ağzının kapanabilmesi durumları olabilir. Ancak tüm bu olumsuzluklara rağmen avantajları, hastaları daha da rahatlatmaktadır. Kriyoterapinin belli başlı avantajları ise; ciddi yaralanma ve komplikasyon riski oldukça düşüktür, bu işlem hızlıdır ve yapılması oldukça kolaydır, ekonomik anlamda oldukça uygundur, poliklinik ortamında yapılabilmektedir, bu işlemden sonra günlük hayatta herhangi bir değişiklik gerektirmez, kriyoterapi sonrası kanama riski oldukça düşüktür ve üreme sistemine herhangi bir zararı olmamasıdır.  Ayrıca kriyoterapi sonrası banyo yapılmasında herhangi bir sakınca yoktur. Bununla ilgili doktorun vereceği kremlerde düzgün bir şekilde kullanılarak herhangi bir sorunun çıkması engellenmektedir.

            Sonuç olarak kriyoterapi korkmaya yer olmayan ve başarı yüzdesi oldukça yüksek bir işlemdir. Uygulaması oldukça kolaydır ve ekonomik anlamda her seviyeden insanın rahatlıkla yaptırabileceği bir işlemdir. Hastalık olan bölgenin oldukça büyük bir bölümü temizlendiği için hastalığın yenileme riski düşüktür. Bayanlarda genital bölgelerde yapılan kriyoterapi ise oldukça uygun bir işlemdir. Üreme sistemine herhangi bir zarar vermemesinden dolayı uygulama sıklığı oldukça fazladır. Poliklinik şartlarında bile uygulanabilir olmasından dolayı da bu işlemi yaptırmak için çok detaylı bir araştırma yapmak da gerekmemektedir. Kriyoterapi sonrasında dikkat edilmesi gereken noktalara hassasiyet gösterilmelidir. Bu hususlara uyulduğu takdirde yaralar en kısa zamanda iyileşecek ve normal hayata dönülebilecektir.


0 yorum: