25 Haziran 2018 Pazartesi

VDRL Nedir? VDRL Testi Nasıl Yapılır? VDRL Testi Negatif Ne Demektir?

           
VDRL Nedir
        Farklı hastalıkların tanısında farklı testler uygulanır. VDRL de tıpta kullanılan tanı yöntemlerinden biridir. Peki, VDRL nedir ve kimlere uygulanır?  VDRL Sfilis yani frengi hastalığında var olan bir takım antikorların belirlenmesinde kullanılmakta olan bir testtir. VDRL’nin açılımı İngilizce Venereal Diease  Research Laboratory (Zührevi Hastalıkları Araştırma Laboratuvarı) olup, frengi hastalığına neden olan antikorların araştırılması amacıyla yapılır. Bir diğer adı da RPR testidir.



            Frengiden şüphelenildiğinde  VDRL testi nasıl yapılır  sorusu akla gelebilir. VDRL için öncelikle hastadan kan örneği alınır. Testte büyükbaş hayvan kalbinin yağ dokusundaki bir antijen kullanılır.  Bu antijen, tahlil için kanı alınan hastanın verdiği örnekte frengiye neden olan Treponema Pallidum adlı mikro organizmanın var olup olmadığını gösterir. Treponema Pallidum  yoksa VDRL testi negatif demektir.

            VDRL Testi hem basit hem de ucuz maliyetli bir test olduğundan genellikle frengi hastalığında ilk etapta tarama amaçlı kullanılmaktadır. Pekala VDRL Testi’nin kullanıldığı frengi yani sfilis hastalığı nedir? Nasıl bulaşır? Teşhisinde VDRL testi nasıl yapılır ve tedavi süreci nasıldır?

Frengi Hastalığı Nedir?

            Frengi genellikle cinsel yolla bulaşmakla birlikte  açık yaralardan veya kan nakilleri yoluyla da bulaşabilen, Treponema Pallidum adlı bakterinin neden olduğu ciddi bir bulaşıcı hastalıktır. Kan yoluyla tüm vücuda yayılması nedeniyle iç organlara zarar vererek hayati tehlikeye neden olabilir.

            Asırlar öncesinden beri Avrupa ve Asya’da görülen Frengi özellikle 16. asırda Avrupa’da çok yaygın bir hastalık halini almış ve pek kişinin hayatına malolmuştur. Tıbbi adı Sfilis olan Frengi, eskiden yabancılarda yani o zamanın tabiriyle Frenklerde sıklıkla görüldüğü için de halk arasında Frengi olarak adlandırılmıştır.

            Tıptaki gelişmelere rağmen, ahlak kalıplarının değişmesi, insanların göç hareketlerinin artmış olması, cinsel özgürlüklerin farklı kullanılması, eğitim eksikliği gibi faktörler nedeniyle frengi vakalarında artış görülmektedir.

Frengi Hastalığı Nasıl Bulaşır?

            Frengi ekseriyetle cinsel ilişki yoluyla bir kişiden diğerie geçer. Korunmasız cinsel ilişki sırasında enfekte olan kişi partnerine bu hastalığı bulaştırır. Her türlü seks sırasında bulaşabilen bu hastalığın bazı durumlarda öpüşmeyle de bulaştığı tespit edilmiştir. Frengi mikrobu taşıyan birinin vücut sıvısının (kan, sperm gibi)  açık yaralarla temas etmesi veya kanının birisine nakledilmesi de frenginin nadir bulaşma nedenlerindendir.

            Diğer taraftan Frengi mikrobu taşıyan gebe kadının bebeğine de bu mikrop geçer: Frengili bir kadının bebeği büyük olasılıkla ölü doğar ya da erken doğduğu için yaşamaz.

Frenginin Ne Gibi Belirtileri Vardır?

            Frengi bulaştıktan sonra hastalığın belirtileri aşama aşama ortaya çıkar. Bu aşamalar 4 grupta değerlendirilir ve her aşamadaki belirtiler farklılık gösterir.

Aşama (Primer) Frenginin Belirtileri

            Frengiye neden olan Treponema Pallidum adlı mikrop vücuda girdikten sonra vücutta kan yoluyla yayılmaya başlar. İlk belirtiler 2 veya 3 hafta içinde mikrobun vücuda girdiği yerde çıkan yaralarla kendini gösterir. Bu yaralar ağrısız, yüzeyel ve kırmızı olur. Ağırlıklı olmak üzere genital bölgelerde ortaya çıkan bu yaralara şankr (chancre) denilir. Genital bölgede çıkan bu yaralarla birlikte kasıktaki lenf bezleri de şişer. Şankr nadir de ağız veya dudaklarda da çıkabilir. Şankr adı verilen bu yaralar yaklaışık 30 günde  ortadan kaybolur.

Aşama (Sekonder) Frenginin Belirtileri

            Frenginin 2. aşaması mikrobun alınmasından 6 veya 8 hafta sonra başlar ve 4 yıl kadar devam edebilir. Bu aşamanın en karakteristik belirtisi ciltteki döküntülerdir. Kollarda, bacaklarda, göğüste kaşıntı yapmayan döküntüler olur, avuç içleri ve ayak tabanları ile makat kızarır.

            Kadınlarda vulvada (dış genital bölge), erkeklerde ise skrotum (testis torbası) civarında siğile benzeyen, yayvan, beyazımsı Kondiloma Latum (Condyloma Latum) adı verilen lezyonlar oluşur. Oluşan bu lezyonlar HPV (Human Papilloma Virus) enfeksiyonunda meydana gelen lezyonlardan farklılık gösterir.

            Oluşan bu lezyonlara iştahsızlık, kilo kaybı, yorgunluk, eklem ve baş ağrıları eşlik eder. Kaş ve saçlarda kısmi dökülmeler başlar.

Gizli (Latent) Aşama Frenginin Belirtileri

            Bu aşamada frenginin yukarıda belirtilen klinik semptomları görülmese de yapılan VDRL testi pozitif sonuç verir. Gizli aşama frengi, 1- erken dönem ve 2- geç dönem şeklinde iki ayrılır. Bu dönemlerin birbirinden ayrıştırılması frenginin tedavisi açısından önem taşır. Gizli (latent)  aşamada hastalık belirti vermese de bulaşıcıdır. Bu aşamadaki frengi hastalarının bir kısmı 3. aşamaya geçer, bir kısmı bu aşamada kalır, bir kısmı ise tedavi olmaksızın iyileşir.

Geç (Tersiyer) Aşama Frenginin Belirtileri

            Frengi teşhisi konulmamış ya da konulsa dahi tedavisi ihmal edilen hastalarda, enfeksiyonu kaptıktan sonra 25 hatta 50 yıla kadarki bir süre zarfında geç aşama başlayabilir. . Bu aşamada hastada kılcal damar hasarları oluşmuştur ve bu hasarların bir sonucu olarak dokulardaki iltihaba bağlı “gom” denilen şişlikler belirir. Öte yandan, sinirlerdeki hasarlar nedeniyle şiddetli ağrılar olabilir; menenjit, felç ve hatta ani ölüm vakaları görülebilir

            Frenginin ileri aşamalarında nörosfilis gelişebilir. Nörosfilis frenginin sinirleri tutmasıyla meydana gelir ve frenginin en ürkütücü komplikasyonlarındandır. Günümüzde teşhis ve tedavi olanaklarının gelişmiş olması nedeniyle nörosfilis daha az görülmekle birlikte teşhisi geç konulan, bağışıklık sistemi zayıf ya da HIV pozitif kişilerde daha sıklıkla rastlanılır.

Frengi Hastalığının Teşhisi Nasıl Konulur?

            Hastanın şikayetleri göz önünde bulundurularak hekim hastalığın teşhisini desteklemek üzere başta VDRL olmak üzere bir takım kan testi ister. Pek çok hastanın aklına  VDRL nedir  sorusu gelir. Yukarıda da açıklandığı üzere frenginin teşhisinde kullanılan ve hastadan alınan kan örneği üzerinde çalışılan bir tür kan testidir.  VDRL testinin yanı sıra lezyonlardan alınan örnekler üzerinde yapılacak mikroskopik inceleme mikrobun varlığı kesinleştirilir. Sağlıklı bir kişide VDRL testi negatif olarak çıkar, yani kanda bu mikroba karşı gelişen bir antikor bulunmaması gerekir.

            Hekim bazı durumlarda VDRL testinin bazen gerçekte olmadığı halde pozitif sonuç verebildiğini ya da 3. aşama frengide ise VDRL’nin ekseriyetle negatif sonuç gösterebildiğini göz önüne alarak bu testi destekleyecek diğer testlerle de sonucu doğrulamak isteyebilir. VDRL'si pozitif çıkanlarda FTA/ABS ve TPHA gibi duyarlılığı daha yüksek testleri de yapmak lazımdır.

Frengi Hastalığında Tedavi Nasıldır?

            Hastalığın erken teşhisi tüm diğer hastalıklarda olduğu gibi frengide de önem taşır. İlerleyen vakalarda mikrobun vücuda vermiş olduğu zararları ve etkilediği organlardaki hasarları tamir etmek neredeyse olanaksızdır.  Teşhisin konulmasıyla birlikte hekimin önereceği  antibiyotiklerle tedaviye başlanır. Tedavide özellikle penisilin grubu antibiyotikler kullanılmaktadır. Penisiline alerjisi olan kişilerde ise doxycycline, azithromycin veya ceftriaxone grubu antibiyotikler reçete edilmektedir.

            Başlanılan antibiyotik tedavisini takiben 2-3 gün içinde hastalığın bulaşıcılığı ortadan kalkar. Hastalığın aşamasına ve etkilenen organların durumuna göre tedavi 2 sene sürebilir. Tedavi olan kişinin varsa eşi de muayene edilerek gerekirse tedavi yapılmalıdır.

VDRL Nedir?   makalemizi beğendiyseniz size daha fazla yardımcı olabiliriz.Aşağıda önerdiğimiz diğer makalelerimize göz atabilir, aşağıdaki form aracılığı ile soru sorabilir yada bu konuda sorulmuş diğer soru ve cevaplara bakabilirsiniz.Merak ettiğiniz diğer konular için arama kutusunu kullanabilirsiniz?


0 yorum: